SİLVAN FARQİN EĞİTİM KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ

 SELAHADDİN-İ EYYUBİ CAMİİ
(SİLVAN ULU CAMİİ)


Büyük hükümdar Selahaddin-i Eyyubi 1185 yılında Meyyafarikini (Silvan) zaptettikten sonra Bizans bazilikasını sütunlarında kullanmak suretiyle bu güzel eserin meydana gelmesini sağlamıştır.(2005-s:170)
Silvan şehir merkezinde bulunan cami enine dört nefin,ortada üç nef boyunca bir mihrap önü kubbesiyle kesilmesinden oluşan bir planı vardır.
Caminin büyük olan maksure kubbesi dikkat çeker.çevresinde bir sıralı hacim bulunur.Bu kubbeyi tutan köşe ayaklar arasına ikişer ara ayak eklenmiştir.
Kubbesinin oldukça büyük olması ve enine mekanlı bir plan şemasına sahip olması,avluya açılan eksendeki kapıdan başka,sağlı sollu ikişer kapınında bulunuşu Selahaddin-i Eyyubi camisinin mimari tarzının apayrı bir özelliğidir.
Dış cephesi çok gösterişli mimari sistemlerle donatılmıştır.Altta simetrik olarak,kapının iki tarafında biribirinden farklı iki mihrap nişi vardır.
Dıştan kubbenin sekizgen kasnağı ve trampları bellidir . Üzerini basık,piramit bir külah örter.Cami yapıldıktan sonra bir çok tamir görmüştür.
Artukluların ve Eyyubilerin ortak eseri olan Silvan ulu cami şehire hakim olan medeniyetler tarafından onarılarak, yeni eklemelerle islam dünyasına tekrar kazandırılmıştır.
Eyyubi Hanedanlığının kurucusu Selahaddin-i Eyyubi'nin adını taşıyan ve bölgemizin en eski ve en büyük camilerinden biri olan bu eser Silvan'a bir kültür mirası olan sunulmuştur.
Cami yapılış tarzıyla anadoludaki diğer eserlerin yapımında etkili olmuş ve örnek alınmıştır.Özellikle kapılardaki işçiliğin mükemmeliyeti ve zarafeti insanı büyülemektedir.
Kubbenin kaidesinde Artuklulardan Necmeddin Alpinin (1152-1176) bir kitabesi vardır.
İnce taş işlemeli mihrabı ise Eyyubilerden Emir Şahabettin tarafından yaptırılmıştır. XV. Yüzyılda da sade ikinci bir mihrap yapılmıştır.
Necmeddin Alpiye ait kitabe caminin kubbe eteğindedir.Nesih bir yazı ile beyaz taşlar üzerine yazılmıştır.
Ulu camiideki ikinci kitabe 1227 (H.624.) tarihli olup Eyyubilerden Ebu Muzaffer Gaziye aittir.Doğudaki mihraptadır.Mihrabın iç kenarında, ilk ve ikinci çevresinde kitabeler vardır.Asıl kitabe mihrabın sağ ve sol köşelerini kaplar.(2005-s.146)
Gertrude Bell'in 1911 mayısında çektiği fotoğraflardan ulu caminin kısmen yıkık olduğunu belirledik.
1913 yılında esaslı bir onarım geçiren caminin minaresi kare planlı olup,kuzeydoğu köşesindedir.